|
|
| _ |
 |
Yıldırım; en basit anlatımıyla atmosfer ile yeryüzeyi arasındaki yük alışverişdir. Atmosferin birer elemanı olan bulutlar zaman içinde yüklü duruma gelerek bu yüklerini deşarj etmek ve yeniden nötr hale gelmek isterler. Bu deşarjı sağlayabilecekleri yegane yer de yeryüzeyidir. Buluttaki yüklerin yeryüzüne yani toprağa iletimi sırasında yıldırım akımı yüzbinlerce amper değerlerindedir ve milyonlarca voltu aşan gerilim değerlerine ulaşılır.
Yıldırım sadece ABD'de yıllık 20 milyar dolarlık maddi hasara sebep olmakta ve Amerika kıtasında sıklıkla görülen doğal afetlerden tayfun ve hortumlardan daha fazla can kaybına sebep olmaktadır. Ülkemizde yıldırım izlenmesine dair resmi bir kanal olmamasıyla birlikte yıllık yüzbinlerce dolarlık maddi hasar ve yüzden fazla can kaybına sebep olduğu tahmin edilmektedir.
|
|
| _ |
Bir noktaya yıldırım düşmesi için iki sebep gereklidir. Birincisi buluttan aşağı inen negatif yükler ve ikincisi de yerdeki bir noktadan çıkarak yükselen pozitif yüklerin buluttan inen negatif yüklere erişmesidir.
|
|
|
Yıldırımı oluşturan bulutlar genellikle "kümülatif" yani düşey gelişimli bulutlardır çünkü bu yapıdaki bulutlar içlerinde farklı katmanlarda farklı yük gruplarını barındıracak kadar geniştir. Kümülatif yapıdaki bulutlar arasında da yıldırımın en sık oluştuğu bulut KümüloNimbus (Cb) adı verilen ve yerden 500-600 metre yükseklikten başlayıp 8000 metre mertebesine kadar ulaşan bulut tipidir. KümüloNimbus içinde farklı bölgelerde yük kümelenmeleri vardır; bulutun tepesi pozitif(+) ve taban bölgesi negatif(-) yüklü, orta bölgesi ise nötrdür.
KümüloNimbus tabanındaki negatif(-) yükler, bulutun üzerinde bulunduğu bölgedeki toprağın negatif(-) yüklerini iter ve normal koşullarda nötr durumda olan toprak, bulutun hemen altındaki alanda pozitif(+) yüklenmiş olur.
|
|
Bir süre sonra buluttan yere doğru negatif(-) yük paketleri saçaklı kollar halinde ilerlemeye başlar (A) ve bunlara "Öncü Kollar" denir. Öncü kollar yüz metrelik adımlar halinde ilerler ve durur, çevrelerinde hedef arar, bulamayınca yeniden ilerler ve yüz metre sonra yeniden dururlar. Bu aşama belli bir süre devam eder. Daha sonra yerden 150-200 metre kadar yükseklikte bu kolların ilerlemesi tamamen durur ve işte bu noktada yeryüzeyinden ve üzerindeki bina, kule, ağaç ya da canlılar üzerinden pozitif(+) yük paketleri yukarı doğru yayınlanmaya başlanır (B) ki bunlara da "Yükselen Kollar" denir.
|
Buluttan yere doğru birden fazla negatif(-) yüklü kol inebilir ve yerden de buluta doğru birkaç pozitif(+) yüklü kol yayınlanabilir. Ancak bu yükselen kollardan sadece bir tanesi üzerinde bekleyen negatif(-) yüklü bir öncü kola erişebilir. Bunun sonucunda iyonize olmuş bir kanal açılır (C) ve adına Yıldırım dediğimiz olay gerçekleşir. Yıldırım olayı sırasında bulut içinde ki negatif(-) yükler açılan kanaldan toprağa iletilir ancak bu iletim görsel olarak yerden buluta doğru oluşmuş gibi görülür. Akımın kanaldan iletimi sırasında saçaklar halinde olan kanaldaki "başarısız" olan öncü kollar yokolur ve saçakların ucundaki tüm negatif(-) yük paketleri açılan kanalın içine toplanarak akımın iletimine yardımcı olur.
Yıldırım çıplak gözle görüldüğünde sanki tek seferde meydan gelmiş gibi görülebilir ancak aslında buluttaki akım boşalana kadar defalarca yıldırım darbeleri oluşmaktadır. Bu darbelerin herbiri ani yüksek gerilim ile patlama etkisi yaratır ve 3000 santigradlık sıcaklık değerlerine ulaşır. Bu sebeple yıldırım düşen yerlerde yapısal hasarlar ve yangınlar gözlenebilir. Yıldırım darbesi alan ağaçların önce gövdelerinin yarılması ve sonra yanması da aynı ani basınç ve ısı artışı sebebiyledir. |
 |
_Yıldırımın Yarattığı Zararlar |
Yıldırımın oluşması sırasında akımın buluttan toprağa kadar izlediği yol çok önemlidir. Bu yol boyunca özellikle de yeryüzeyindeki tüm canlılar, cisimler, yapılar yıldırımın olumsuz etkilerine maruz kalırlar. Bu etkiler kısaca; basınç etkisiyle yapılarda oluşabilecek patlamalar, 3000 Santigradlık ani sıcaklık artışlarının sebep olduğu yangınlar ve yanıklar, milyon Volt değerlerini aşabilen yüksek gerilimin tüm elektrikli ve elektronik cihazlarda oluşturduğu tahribat ve elektromagnetik alandaki ani değişimlerin elektronik cihazları olumsuz etkilemesi şeklinde özetlenebilir.
|
Binalara Etkisi:
Yıldırımın bir binaya darbe vurması, bina üzerinde çatlaklara, bina içindeki elektrik sisteminde yanık ve yangınlara, bina içindeki elektronik cihazlarda elektromagnetik etkiyle veri kayıplarına sebep olabilir. Ayrıca akımın elektrik sistemine girmesi tüm elektronik cihazları yeniden kullanılamayacak hale getirebilir. Bir bankanın genel müdürlüğündeki kayıtlar, bir hastanenin tuttuğu hasta kayıtları, bir plaza ofisindeki henüz yedeklenmemiş önemli belge ve bilgiler milisaniyeler içinde yok olabilir.
|
Tesislere Etkisi:
Bir telekomünikasyon ve/veya radyo-tv kulesi yıldırım darbesiyle servis dışı kalabilir. Yeniden hizmet verebilmesi için müdahale gerekebilir. Bu müdahale gerçekleşene kadar hizmet kayıpları, arızaya müdahale için ekip görevlendirilmesi, kuleler üerindeki elektronik cihazlarda oluşan tahribat gibi maddi zararlar yıldırımın sonuçları olacaktır. Bir petrokimya tesisi ya da bir rafineride yıldırım darbesi görülmesi patlama ve yangınlara sebep olarak tüm tesisin zarar görmesine kadar varan olumsuz sonuçlar ve belki de can kayıplarına sebep olabilir. Enerji nakil hatlarına düşen bir yıldırım ilerleyerek birkaç kilometre ötedeki bina ve/veya tesislere etki edebilir. Ayrıca bu hatlarda yıldırımın ani basınç etkisiyle kopmalar olabilir ki bu da tesislerin servisdışı kalması ve tesisin abonelere elektrik verilememesi ile sonuçlanır.
|
Canlılara Etkisi:
Ülkemizde her ne kadar kayıt altına alınmıyorsa da özellikle ilkbahar ve sonbahar gibi geçiş mevsimlerinde basında çıkan haberler sıkça yıldırım kaynaklı ölüm vakalarını bizlere duyurur. Yıldırım darbesinin bir canlı üzerinde oluşması çok büyük olasılıkla ölüme sebep olur ancak nadir de olsa yaralanma ile kurtulanlar olmaktadır. Yıldırım bir insan vücuduna genellikle kafatasından girer ve ayakların bir ya da ikisinden birden vücudu terkeder. Bu yüksek gerilim sebebiyle kaynaklanan ölümlerin önemli bir kısmı kalp ritm bozuklukları ya da kalbin tamamen durmasıyla, bazen de beyindeki tahribatlarla olur.
İnsan vücudunda ortalama su miktarı %60 kadardır. Bu da yıldırım için iletken bir yol oluşturur. Ancak mesela kurbanın aşırı terlemiş olması gibi bazı istisnai durumlarda yıldırım yüzeyden akarak vücudun içine girmeden ilerleyebilir çünkü insan teri yüksek tuzluluk oranıyla yıldırım için daha iletken bir yol oluşturmaktadır. Böyle bir durumda kurban sadece deri üzerindeki uzun yıllar boyu taşıyacağı izlerle yıldırım darbesinden kurtulabilir.
|
|
|